Ugrás a tartalomhoz
← Blog'a dön

Bilançoda teknik borç: CFO'ya nasıl anlatıyoruz

Teknik borç teknik bir kavram değildir — finansal bir kavramdır. Onu faiz ödemesi, amortisman ve bir CFO'nun tanıdığı bir kalem olarak nasıl kaydedeceğinizi anlatıyoruz.

Teknik borcun faizi vardır. Ödemezseniz faiz bileşik olarak büyür.

Geliştiriciler teknik borcu hisseder. CFO'lar ise “sistem çalışıyorken” neden “refactoring”e para harcamamız gerektiğini görmez. Bu yüzden faiz diliyle anlatıyoruz. Bir sistem yeni bir özellik için ayda 100 iş saati gerektiriyorsa ve borç bunu 140'a çıkarıyorsa — her ay 40 saat “faiz” ödüyorsunuz. Yıllık: 480 saat. Saatlik $60 iç maliyetle bu, her yıl $28.800 faiz demektir.

Dört borç türü — farklı faiz oranları

  • Bilinçli, kısa vadeli: “teslim tarihi kayıyor, şimdi hızlıca düzelt, yarın öde” — gerçekten öderseniz düşük faiz
  • Bilinçli, uzun vadeli: “ideal olmadığını biliyoruz ama şimdilik yeterince iyi” — orta faiz, takip edilmeli
  • Kazara: daha iyi bir seçenek olduğunu bilmiyorduk — utanılacak bir şey değil, ama belgeleyin
  • Çürüme (bit-rot): kimse bakımını yapmıyor — en pahalısı, bileşik olarak yıkıma dönüşür

Borç defteri

Her projemizde bir tech-debt-ledger.md bulunur: her borcun ne zaman, neden oluştuğu, tahmini “faiz oranı” (saat cinsinden), önerilen geri ödeme tarihi. Sprint planlamada geri ödemeye ne kadar kapasite ayrılacağına karar vermek için deftere her zaman bakılır. Bu, borcu müşteriye de görünür kılar — keyfi bir “refactor isteği” değil, hesaplanmış bir finansal tercih.

Bir müşteri: defteri 6 aydır tutuyoruz. 14 kalem. Aylık kapasitenin %20–25'i geri ödemeye harcanıyor. 6 ayda ortalama yeni özellik süresi %34 azaldı, kapasite ise sabit kaldı. Geri ödemenin işe yaradığının en güzel kanıtı. Üstelik bunu Excel'de gösterebiliyoruz.

Bir konuyu ele almamızı ister misiniz?

Bize yazın — bu konuda gerçek deneyimimiz varsa yayımlarız.